29 Eylül 2008 Pazartesi

Dünya Borpower in peşinde

BORPOWER , ABD olmak üzere Bir çok ülkelerden Teklifler yağıyor...

Dünya devi şirketler, Türk şirketin uzun yıllar süren Ar-Ge ile ürettiği teknolojinin hammaddesini kullanarak ürünler geliştirme düşüncesindeydi ancak şirket yetkilileri, bu teklifleri reddetti. NNT Nanoteknoloji Bor Ürünleri A.Ş Genel Müdürü Mehmet Can Arvas, NNT’nin Türkiye’nin bor madenlerini en ileri nanoteknoloji kullanarak geliştirdiği uç ürünlerin benzerinin dünya genelinde yapılamadığını söyledi.
Tamamen yerli sermayeye ait şirketlerinin Ar-Ge personelinin uzun yıllar araştırmaları sonucu ortaya çıkardıkları ileri teknoloji ürünlerinin know-how’ının, ABD’nin motor yağlayıcı teknolojisindeki dev firmaları tarafından satın alınmak istendiğini ifade eden Arvas, bu talebi reddettiklerini dile getirdi.

Amerika’nın bu teknoloji üzerine çalıştığı şirketlerin ürünlerinin mikron teknolojisi seviyesinde olduğunu belirten Arvas, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu şirketler, henüz ileri teknoloji olan nanoteknolojiyi kullanamıyorlar. Bu konuda yaptıkları açıklamalarda 4 yıl sonra nano ölçekli üretime geçebileceklerini, bunun için 4-6 milyar dolar arasında yatırım yapmayı planladıklarını da resmi olarak açıkladılar. Biz bu teknolojiyi dünyada üretebilen tek firma olduğumuzdan şirketimizden boru nanoteknoloji ile işleyerek oluşturduğumuz Angstrom ve nano ölçek (MCDP) denilen hammaddeyi istediler. Bu bir anlamda Türkiye’de geliştirilen ileri bir teknolojinin üretim sırlarını açıklamak anlamına geliyordu. Bu hammaddeyi alarak geliştirecekleri ürünleri çeşitli sektörlerde kullanacaklar ve piyasaya sunacaklardı. ’Bu teknolojinin know-how’ını bize verin, biz üretelim, kendi markamızı üretelim’ dediler ancak şirketimiz bu teklifi kabul etmedi."

ABD’deki dev şirketlerin halen mikro ölçekte geliştirdikleri motor yağlayıcı teknolojisini NNT’nin hammaddeleriyle kısa sürede nano boyuta taşımayı hedeflendiğini ifade eden Arvas, "Fakat biz ürünümüzün hammaddesini vermedik. Çünkü bunu kendimiz kullanıyoruz. İç piyasaya ve yurt dışına ihraç ettiğimiz ürünlerin üretimi aşamasında bu hammaddeyi kullanıyoruz. Onlara cevabımız ise ’Bizden hammadde değil, ürün alabilirsiniz’ oldu" dedi.

-BAŞKA ÜLKELER DE İSTEDİ-

Arvas, dünyada motor yağlayıcı teknolojileri üzerine az sayıda şirketin çalıştığını belirterek, BORPOWER ürünlerinin üretim teknolojisine ilişkin bilgileri alma konusunda ABD’nin dev firmalarının yanı sıra Almanya ile pek çok Uzak Doğu ülkesinden de teklif geldiğini söyledi. Arvas, "NNT, bu teklifleri de reddetti. Biz, dünya bor rezervlerinin yüzde 70’ine sahip olan Türkiye’nin bor alanında dünya lideri olmasını istiyoruz. Bu nedenle bu tekliflere de kapalıyız. Bu gerçeğin altını çizmek istiyoruz" diye konuştu.

Arvas, BORPOWER ürünlerinin İngiltere’de ve Almanya’da satılmaya başladığını, geliştirdikleri teknolojinin dünya bilim adamları tarafından 21. asrın en önemli buluşu olarak seçildiğini ve bu nedenle Münih’te bulunan Dünya Teknoloji Müzesine konulduğunu aktardı.

-BORPOWER-

Arvas’ın verdiği bilgiye göre, BORPOWER teknolojisi araç motorlarında yüzde 20’ye kadar yakıt tasarrufu sağlıyor, araçların rektefiye ve yağ ömrünü 2 kat uzatıyor.Dünyada bir ilk olan BORPOWER teknolojisinin Türkiye’ye yakıt-yağ tasarrufunda yılda 6-8 milyar dolar kazandıracağı belirtiliyor. Türkiye’de yılda 500 bin ton sanayi yağının kullanıldığı düşünüldüğünde, BORPOWER teknolojisinin bu rakamı 250 bin ton seviyesine indireceği, böylece hem ekonomiye hem çevreye katkı yapacağı ifade ediliyor. NNT, bor ile ilgili 250 yeni proje yürütüyor.

NANO-TEKNOLOJİ NEDİR?

NANO-ÖLÇEK DÜNYASI NANO-SCALE WORLD

NANO-TEKNOLOJİ NEDİR ve NERELERDE KULLANILABİLİR?
Dünyada yapılan bir araştırmaya göre %29’umuzun duyduğu nano-teknoloji nedir?
Nano-teknoloji ultra ince/küçük parçaların/malzemelerin kullanım bilimidir. Bir nano metre (1 nm) milimetrenin milyonda birine eşittir (1nm = 10-9 m = 10-6 mm). İnsan saç kılı 80.000 nm kalınlığındadır. Kırmızı kan hücreleri 7000 nm çapındadır. Nano-bilimi malzemelerin büyük ölçekteki özelliklerinden farklı olarak malzemeleri atomik, moleküler ve makro moleküler ölçekte inceler ve maniple eder.
Malzemeler nano ölçekte, iri boyuttan çok farklı özellik ve davranışlar gösterirler. Nano malzemeler daha kuvvetli, daha hafif veya daha farklı şekilde ısı ve elektrik iletme özelliklerine sahiptir. Hatta renkleri bile değişir. Örneğin nano ölçekteki altın parçaları, parça boyutuna göre kırmızı ve mavi renk olabilmektedir.
Parça boyutu inceldikçe birim kütle için yüzey alanı artışı, malzemenin kimyasal reaktivitesini artırır. Bu yüzden nano-malzemeler yakıt hücreleri ve pillerde katalizör görevi görebilmektedir. Parça boyutu inceldikçe kuantum etkisi artar, malzemenin optik, magnetik ve elektriksel özellikleri önemli ölçüde değişir.
Bilgisayar yongaları (chip), CD’ler ve mobil telefonların yapımında nano-malzemeler kullanılmaktadır. Nano-malzemelerden üretilen cihazlar daha hızlı, hafif, kuvvetli ve verimli olmaktadır. Nano-teknolojiler sağlık, bilgi teknolojileri (IT) ve enerji depolamada çok büyük potansiyel kullanım olanaklarına sahiptir. İçinde yaşadığımız dünya nano-teknolojilerle çok önemli gelişmeler kaydedecektir. Dünyada gelişmiş devletler ve iş dünyası nano-teknolojiye çok büyük yatırımlar yapmaktadır. Nano-teknolojı nedır,nano-teknolojı nerelerde kullanılır,nano-teknolojı ne demek
NANO-MALZEMELER NASIL YAPILIR?
Doğal veya insan yapımı (sentetik) olabilirler. Örneğin nano-parçalar bitkiler, algler ve volkanik aktivitelerle doğal olarak üretilebilmektedir. Nano-parçacıklar binlerce yıldır pişirme ve yanma olaylarının ürünü olarak yaratılmaktadır. Ayrıca araç ekzozlarından da oluşmaktadır.
Kasların hareketini sağlayan ve hücreleri tamir eden insan vücudundaki bazı proteinler nano-boyutludur. Nano malzemeler çok farklı şekillerde oluşabilmektedir Bazı nano-malzemeler kendi bileşenlerinden oluşabilmektedir. Karbon parçaları bu şekilde nano tüpler yapmaktadır. Diğer bir yöntemde bilgisayar yongaları yapımında kullanılan nano-malzemelerin iri parçalardan dağlanmasıdır (etching).
Güçlü mikroskoplar atom ve molekülleri daha yakından görmemizi, toplamamızı ve basit nano yapı oluşturmamıza yardımcı olmaktadır. Bazı nano-malzemeler molekül molekül yapılabilmektedir. Örneğin IBM bu tekniği kullanarak Xenon atomlarından IBM logosunu 5 nm harflerle ışıldatmasını başarmıştır. Bugün bu teknik çok emek yoğun ve endüstriyel kullanıma henüz uygun değildir. Şüphesiz ki nano-teknolojiler gelecekte yaşam kalitemizi geliştirecektir.
NANO-TEKNOLOJİLER EMİN MİDİR?
Bilgisayar yongaları ve katalizörler sağlık ve emniyet riski oluşturmaz. Çünkü nano-malzeme büyük nesnelere dağlandığından (etch)/bağlandığından çevreye yayılmaz ve zarar vermez. Oysa serbest nano-parçalar zararlıdır. Nano-parçaların ve nano-tüplerin üretimi esnasında oluşan malzeme bulk malzeme üzerine bağlanmadığından serbesttir ve etrafa saçılabilir. Nano boyutlu bu parçaların solunması, yenmesi veya vücuda deri yoluyla girmesi hücrelere zarar verebilir. Nano-tüpler yapısal olarak asbest liflere benzer, uzun süre fazla miktarda solunursa solunum sorunlarına yol açabilir. Nano-malzeme üretilen yerlerde nano-partikül maruziyeti mutlaka gözlenmelidir. Serbest nano partikülleri çevreye (besin zincirine, bitkilere ve hayvanlara) potansiyel zarara Nano-teknolojı nedır,nano-teknolojı nerelerde kullanılır,nano-teknolojı ne demeksahiptir.
NANO-TEKNOLOJİNİN GELECEĞİ NEDİR?
Kısa vadede, nano-teknolojiler daha küçük, daha hızlı bilgisayarlar ve daha keskin/net ve verimli elektronik görüntü cihazları (display) yapımına yol açacaktır. Nano parçalar boyaya katıldığında boya ağırlığı azalacak böylece uçaklarda/gemilerde kullanıldığında toplam ağırlık düşecek ve daha az yakıt tüketilecektir. Nano parçacıklar çevreyi temizlemede yardımcı olurlar. Nano-parçalar toprak ve yer altı suyundaki tehlikeli bileşikleri zararsız bileşenler haline dönüştürmesine yardımcı olur.
Nano-zarlar (membrane) uzun vadede potansiyel olarak su arıtma prosesinde daha enerji etkin olacaktır. Ayrıca yüksek performanslı motorlar uzun ömürlü makine yağları ile sağlanacaktır. Tıb alanında uzun vadede ilaç sektöründe ve takma organ yapımında kullanımı vardır. Nano-parçalar vücudun belli kısmına özel ilaç olarak hızlı verilebilmektedir. Hafif ve uzun ömürlü takma organlar (kalp kapakçığı, kalça protezleri vs) yapımında da kullanılabilmektedir. Tansiyonu ve kalp atışını ölçen akıllı elbiseler yapımında ve çevredeki tehlikeli kimyasalları teşhisinde nano-malzemeler kullanılabilmektedir.
Karbon nano-tüpler yassı karbon atomu yaprakları yuvarlanarak ve çok ince silindir tüpü şeklinde yapılırlar. Karbon nano-tüpler çelikten 100 kat güçlüdür fakat 6 kat daha hafiftir ve elektrik iletirler. Elektronik görüntü (display) ve algılayıcı (sensor) yapımı ve hafif inşaat malzemesi yapımında kullanılmaktadır Farklı yapı, uzunluk ve çaplarda nano-tüpler yapılabilmektedir.
SONUÇ
Nano-teknoloji ve nano malzemelerin kullanımının hızla artaçağı tahmin edilmektedir. Nano malzemeler yapısal uygulamalar (seramik, katalizör, kompozit malzemeler, kaplama, inçe filmler, tozlar), vücut bakım ürünleri (makyaj malzemeleri yapımında), elektronik parçalar (nano-elektronikler, organik ışık yayan diotlar, algılayıcılar, optik-elektronik malzeme yapımında), biyo-teknolojide/tıpta (hedef ilaç ve biyoalgılayıcı yapımında) ve çevre korumada (nanofiltrasyon ve membran filtrasyonda) kullanılacaktır. Gelişmiş devletler nano-teknolojilerdeki Ar-Ge çalışmalarına büyük önem vermekte ve kaynak ayırmaktadır. Ülkemizin de bu konuda geride kalmamasında yarar vardır.
Kaynak: The Royal Society.

25 Eylül 2008 Perşembe


Ege’de tatil yapmak dahası çılgın bir tatil yapmak denilince akla gelen ilk yer Bodrum’sa ikincisi de hiç kuşkusuz Marmaris’tir. (En azından benim naçizane fikrime göre). Kalabalık caddeleri, sabahlara kadar süren gece hayatı, masmavi denizi ve eşsiz güzellikteki koyları Marmaris’i gerçekten çekici kılıyor.


Ancak bu kalabalıklarla birlikte tatil yapmak niyetinde değilseniz yani çılgınca değil de dingince bir tatil sloganı ile yola çıkarsanız bir seçeneğiniz var. Orhaniye Köyü! Efsaneleri ile ünlü bu köy kendisini ziyaret edenlere sakinliğinin ötesinde başka tatlarda sunuyor.


Yemyeşil çam ormanlarının arasında saklambaç oynayan Orhaniye Köyü, Kızkumu adı verilen kıyıoku ve burası ile ilgili efsane çeşitlemeleriyle hem sizi zamanın ötesine götürüyor hem de muhteşem bir tatili muştuluyor. Ama Kızkumu’nda yürüyüp de bunları hissetmeyen varsa ya da olursa ben doğru Bodrum’un çılgın ve aslında gün geçtikçe monotonlaşan eğlencelerine yol almasını tavsiye ederim. Ancak burada Bodrum’u kötülediğim gibi bir düşünce çıkarılmasın tabii ki şahane koyları ve köyleri olan Bodrum’da sevdiğimizi şirin, tatlı tatil beldelerimizdendir fakat buradaki hassasiyetim Kızkumu’nun olağandışı görüntüsünden ve yarattığı “Amanın denizin üstünde yürüyorum yav!” duygusundan ileri geliyor.



Efsane ile doğanın kesişimi... Bir Anadolu efsanesinde yürümek...


Bir rivayete göre!
Efsane yörede yaşayan köylülere göre değişiklik gösteriyor. Bir versiyonuna göre yüzlerce yıl önce bu yörede yaşayan Kral, kızlarını yetiştirdiği üzümlerin başında beklemelerini emretmiş. Ama bizim prensesler, tabii gençler kanları kaynayor türlü hulyalar içinde yorgunluktan uykuya dalmışlar ve üzüm leri korsanların çalmasına engel olamamışlar. (Buraya kadar hikaye süper de korsan kısmı beni biraz zorluyor). Bunun üzerine babalarının gazabından korkan prensesler kendilerini korumak için eteklerindeki taşlarla denizden karşı kıyıya geçmeye çalışırlar. Ve denizin tam ortasında taşları biten iki prenses boğulur.
Kızın adım attığı yerler kumsala dönüşür!

İTALY


Pizza kulesi, enfes pizzaları ve daha bir çok özelliği ile İtalya...

Önemli şehirleri : Roma, Floransa, Venedik, Napoli, Milano, Torino, Ravenna, Genova
Uçuş süresi : 3 saat ( İyi yolculuklar)
Para birimi: Euro
Yüzölçümü: 301.323 kilometrekare
Saat farkı: Saatlerinizi 1 saat geri almayı unutmayın!
Resmi dil: İtalya'nın resmi dili olan İtalyanca’dır. İngilizce ve Fransızca genelde anlaşılır
Başkenti : Roma
Sıcaklık : Akdeniz ikliminin görüldüğü İtalya'da yazlar sıcak ve kurak, kışlar güneyde ılık, kuzeyde ise soğuk geçmektedir .Yaz ortalama sıcaklık: 20 derece. Kışın ise ortalama sıcaklık: 11 derece olur.
Nüfus: Yaklaşık 58.720.890
Vize: Schengen vizesi gerekmektedir
ÖNEMLİ TELEFONLAR
Nasıl telefon edilir: 00+90+Alan kodu+ Telefon numarası. (Cep telefonu çalışmaktadır.)
Türk konsolosluğu: Via San Barnaba, 30 Milano (00-39-2) 551 3370 Milano Linate hava alanı: (00 39 2) 281 06306
Telefon kodu : 0039 Roma:06, Milano:02, Floransa: 55, Venedik: 41,
Ambulans: 118
Polis: 113 (Carabinieri 112)
BAŞKENT: ROMA
Colosseum
Adını duymak bile insanın içine romantizm, gizem ve büyülü duygular yaymaya yetiyor. Evet Roma aşıkların ve romantizm kenti... Roma’da gezdikten sonra size kattığı şeylere hayret edeceksiniz. Colosseum binasının mimarisi ve eski yıllarda yapılan gladyatör savaşları sizi heyecanlandıracak, İspanyol merdivenlerinden yukarı tırmanırken kendinizi kraliyet zamanlarında ki kral ve kraliçeler gibi hissettirecek, kiliselerin yapılış hikayeleri ve efsanelere dönüşmüş anıları ilginizi çekecek ve aşk çeşmesine para atıp dilek dilerken yüzünüzde büyük bir gülümsemeyle bir daha ne zaman buraya gelebileceğiniz planlarını yapıyor bulacaksınız kendinizi.
ŞEHİR: MİLANO
Alışveriş için tercih edilen bir şehir olan Milano, genellikle mağazaları, lüks kafelerinde keyifle içilen bir bardak şarap eşliğinde size sunulan manzarası, futbol tutkusunun dolu dizgin yaşandığı statları... Milano’da yapılabilecek, keşfedilecek o kadar çok şey var ki! Siz bu fırsatı kaçırmamaya çalışın. Milano’yu fotoğraf karelerinde gördünüz mü? İşte o fotoğraf karelerindeki, yapımı 500 yılı alan 135 sivri kule ve minik heykellerle dolu olan bu yapı Milano Katedrali’dir.
Vıttorıo Emanuele Galerisi katedraller ve müzeleri gezmek ne kadar ilginizi çeker bilinmez ama, en azından önünden geçerken kafanızı kaldırıp bir bakın ve bu muhteşem yapıların mimarisi sizi büyülemeye yetsin.

ŞEHİR: VENEDİK
Gondollar, köprüler, kanallar, tarih ve karnavalları ile büyüleyici bir atmosfer. 117 su kanalı ve 400 köprülü su labirentine sahip olan Venedik’te gondollarla gezi yaparken altından geçtiğiniz köprülerin güzelliğine hayran kalabilirsiniz.
San Marco (St. Mark) Meydanı: Dünyanın en güzel meydanlarından biri olan meydan, etrafta uçuşan güvercinleriyle ünlüdür. Venedik’in merkezi olarak adlandırılır.
Dükler sarayı: Venedikliler için manevi değeri çok yüksek olan bu saray, güç ve ihtişam sarayı olarak düşünülür. Sarayın avlusu heykellerle canlılık kazanırken, içi ise sanatın izlerini taşımaktadır.
Campanile (Çan Kulesi): Kuleleriyle de göz dolduran Venedik’in en önemli kulesi ise Campanile'dır. (Çan Kulesi) 99 metre yüksekliğinde olan bu kule, gondol gezilerinizden biraz zaman ayırıp Venedik’e birde tepeden bakmanız için bulunmaz bir fırsattır.
ŞEHİR: FLORANSA
Permesan peyniri, zeytinyağı, ünlü küçük butikleri Floransa denince aklınıza bunlar mı geliyor? İtalya tam anlamıyla katedral ülkesi her şehirde ayrı güzellikte bir katedral var.
Santa Marıa Del Fıore (Dom) Katedrali: Mermerlerinde ki zümrüt yeşilinin, bu yapıya ayrı bir büyü kattığını ve İtalya bayrağının renklerinden ilham alınarak yapılması gibi ince detaylara dikkat etmelisiniz. Bu katedrale ulaşmak için bir kaç merdiven tırmanmanız gerekiyor ancak, sonunda bir yanınızda katedral, bir yanınızda Floransa manzarasının keyfi ile bu yorucu tırmanışa değeceğiniz göreceksiniz.
Michelangelo, Leonardo da Vinci, Dante, Machiavelli, Galileo ve Medici gibi büyük sanatçıların yaşadığı bir şehirde kendinize ait neler bulunmaz ki? Arno Nehrinin üzerinde bulunan köprüler ise ayrı bir dünyadır. Köprülerin en dikkat çekici olanı ise "Ponte Vecchio" köprüsüdür.
Pizza Kulesi (Piza Bölgesi)
Yapımı 1350 yılında tamamlanan, İtalya resimlerinde genellikle görmeye alışık olduğumuz meşhur eğik kule, Pizza Kulesi... Yıkılma tehlikesi var mı? Yok mu? Bu bir yapım hatası mı? Zemin bozukluğu mu? Burayı gördüğünüzde aklınızdan o kadar çok soru geçecek ki! Belki de bu yapıyı bu kadar meşhur yapan bu sorulardır. Siz en iyisi Pizza Kulesi’ni görmeden bu sorularla kafanızı fazla yormayın! Bu yapıyı karşınızda gördüğünüzde, kafanızda ki soruların hepsini bir kenara bırakıp, sadece seyretmekle kalacaksınız.
NE YESEK?
İtalya, yemek kültürünün çok geliştiği ülkelerden bir tanesi. Muazzam sofraları, Napoli’de yenen pizza, İtalyan peyniri, şarapları makarnaları pastaları... bütün mükemmel tatların hepsi bir arada İtalya'da. Bu ülkede her şehir ayrı bir yemeği ile ünlü demek yanlış olmaz herhalde! Pizzayı İtalya'da her şehirde bulabilirsiniz, ancak Napoli'de pizza keyfi başkadır. Burada pizzanın her çeşidini bulmanız mümkün, nede olsa pizza cennetindesiniz. Eskiden sadece margarita, yani domates ve peynirle yapılan pizzaya zamanla her çeşitten garnitür konularak çok farklı tatlar ortaya çıkartmıştır. İtalyanlar, pizza ve makarnalarına lezzet katan özel soslarını bir sır gibi saklamaya özen gösterirler. "Salsa di pomodoro" yani sade soslu makarna, İtalya'nın en meşhur makarnasıdır. Napoli ve Roma’da en lezzetli makarnaların tadına bakabilirsiniz. İtalyan şarapları ise tadına bakmadan dönmemenizi öneririz. Özellikle, Barbera, Sicilya, Bardolino, Barolo ve Merlot şarapları; sunumlarına verilen özen, bardak seçimleri mükemmel tatları ve bunun yanında İtalya’da olmanın verdiği keyifle adeta size başka başka hayatlar yaşatacak. İtalya hakkında bir kaç ufak ayrıntı ise, reçel ve biftek hakkında olacaktır. Arno Nehri'nin kıyısında Floransa usulü bifteğin ve İtalya reçellerinin tadına bakmadan dönmeyin.

NE ALSAK?

İtalya en ünlü tasarımcıların, en ünlü butiklerin ülkesidir. Milano, Venedik, Floransa; İtalya’da modanın kalbinin attığı şehirlerdir. Valentino, Ferre, Ellesse gibi dünyaca ünlü İtalyan markalarını kendi ülkesinde bulmak, İtalyan imzalı bir takım elbiseyi buradan almak size çok büyük bir keyif verecektir.
Küçük butikleri Floransa’da, dünyaca ünlü moda evlerini Venedik’te ve hem küçük butik hem büyük mağazalar ve ünlü markaları bir arada bulabileceğiniz yer ise; Milano, "Corso Vittorio Emanuello" ve "Via Monte Napoleone" caddeleridir. Güzel bir kumaş alıp yetenekli bir terzinin ellerinden çıkmış bir elbise giymek isterseniz adresiniz, Floransa’da bulunan "Tornabuoni Caddesi" olmalıdır

HAYAL ÖTESİ GÖRÜNTÜ


’Simplink’ özelliği tek kumanda ile TV ve ev sinema sistemlerini HDMI bağlantısı üstünden kontrol edilmesine olanak veriyor. 37, 42, 47 ve 60 inç boyutunda olan Cannes Special Edition LG LCD’ler, evdeki sinema keyfinin değişmez adresi olmaya adaylar. XD Engine yazılım teknolojisine sahip yeni model LG LCD’lerin çözünürlükleri 1920x1080. Dinamik kontrast oranları 5000:1. LG Electronics’in has ‘Dimple Hoparlör Teknolojisi’nin yapısındaki bileşenler sayesinde sabit ve bozulmamış ses dalgaları oluşur. LG’ye özel zarif hoparlörler güçlü ve net ses üretiyor. Dönebilen stantlara sahip yeni model LG LCD’ler 2 tane HDMI girişine sahip.’Simplink’ özelliği ile tek kumanda ile TV ve ev sinema sistemlerini HDMI bağlantısı üstünden kontrol edilmesine olanak veriyor. Örneğin bu özellik sayesinde LCD’nizi kapattığınızda ev sinema sisteminiz de otomatik olarak kapanmış oluyor. Dokunmatik Kontrol özelliği ise LCD’nizi yenilikçi arayüz teknolojisi ile son derece kolay kontrol etmenizi sağlıyor. Sadece yumuşak bir dokunuş ses, kanal, menü, giriş, TV/Video seçimi ve açma/ kapatma için yeterli olacaktır. CCFL arka aydınlatmaya teknolojisine sahip LG LCDTV’ler ekrana yansıyan renkleri açığa çıkaran TruC teknolojisi ile zenginleştirilmiş renk üretip, geniş izleme açısı oluşturan TruV teknolojisi sayesinde ise daha geniş renk gamı sunuyor

19 Eylül 2008 Cuma

Havuzu beyaz altın kaplı Atteleia Shine Luxury Otel

70 milyon euro yatırımla hayata geçirilen, havuzu beyaz altın kaplı Atteleia Shine Luxury Otel, Antalya Belek’te açıldı. Açılır açılmaz da lüks otelleriyle ünlü Belek’in ‘en pahalı oteli’ unvanını eline geçirdi. Çünkü bu otelin kral dairesinde bir gece konaklamanın fiyatı 18 bin dolar. Otelin, 65 metrekare olan en ucuz odası ise gecelik 600 dolar. Shine Otel’in yatırımcısı Aköz Şirketler Grubu’nun Başkanı ve aynı zamanda Beşiktaş’ın eski asbaşkanı Faik Akdil, saray ihtişamında bir otel yaptıklarını, bu nedenle 50 milyon euro olarak öngörülen yatırım tutarının 70 milyon euroyu aştığını, açılışın da tahmin edilenden çok daha geç olduğunu belirtti.

300 odalı Shine Otel’in şu anda sadece 17 odası dolu. Faik Akdil, talebin düşük olmasını, otelin yeni olmasına ve henüz yeterince iyi tanıtılmamasına bağlıyor. Akdil, her müşteri için özel bir personelin tahsis edildiği otelin 1 gece boş kalmasının maliyetinin ise 150 bin dolar olduğunu ifade ediyor. Akdil, bu yıl için Shine’da 2 bin-2 bin 500 kişi ağırlamayı öngörüyor.
İtalyan kumaşına 5 milyon euro
Avrupa’nIn en lüks oteli olma iddiasıyla yola çıkılan Shine Otel’de, bu doğrultuda masraftan kaçınılmamış. Afyon’daki ocaklardan özel olarak Shine için çıkarılan mermerler, İstanbul’a götürülüp kesilmiş, sonra Antalya’ya getirilmiş. Shine’ın sadece mermer masrafıyla küçük çaplı bir otel inşa edilebilir. 76 kilometre mermer için harcanan miktar 8 milyon euro civarında. Otelin mobilyaları ise Fransa’dan getirilen antikalardan oluşuyor. İpeklerin de İtalya’dan ısmarlandığını vurgulayan Aköz, tekstile harcanan paranın 5 milyon euroyu, aydınlatma kaleminin ise 5 milyon doları bulduğunu belirtti.

Tansiyona ilaç gibi gelen mucize bitkiler hangileri?

Tansiyon hastalarının en fazla tüketmesi gereken meyve ve sebzenin çilek ve ıspanak olduğu bildirildi. Sinsice gelişen tansiyon konusunda bilinçlenmenin hastalığı önlemede etkili olacağı kaydedildi. Tansiyonun sessiz ve derinden geliştiğini ve tespit etmenin çoğu zaman güç olduğunu belirten uzmanlar, tansiyonu önlemede beslenme alışkanlıklarının oldukça önemli olduğunu söylediler.

Anne annelerimiz ve büyükbabalarımızın tıbbi bilgileriyle günümüzdeki tıbbi tavsiyeleri birleştirerek iyi neticeler alınabileceğini kaydeden uzmanlar şunları söyledi:

KALBE, GÖZE, BÖBREĞE

“Çilek ve ıspanağın tansiyona iyi geldiğini biri söylese inanmazsınız. Aslında körpe ve bol sulu çilekler insanın dolaşım sistemini temizliyor. Böbrek, idrar yolları ve bağırsak sorunları için birebir. Çilekte yüksek oranda C vitamini bulunduğu için yüksek tansiyon ve kolesterolü düşürür. Yalnız şeker hastaları dikkat etmesi gerekir" uyarısında bulundular.

EN KUVVETLİ ANTİ SEBZE

Ispanağın da tansiyona karşı kuvvetli anti sebze olduğuna işaret eden uzmanlar, “Ispanak kalp hastalıklarına, felce, yaşlılığın getirdiği göz hastalıklarına, kansere, ruhi dengesizliklere ve yaşlılık lekelerine etkilidir" dedi.
alıntıdır...