4 Kasım 2008 Salı

Hilton Hotels Corporation



Hilton Hotels Corporation dünyanın en büyük oteli sıfatını lüks marka çizgisi oluşturmak üzere genişletiyorHilton Hotels Corporation şirketin yeni bir lüks otel zincirini New York’un efsanevi Waldorf=Astoria® Otel markası altında oluşturacağını açıkladı. Bugün “Waldorf=Astoria Collection®” adını taşıyan bu yeni, elit marka şirketin kurucusu Conrad N. Hilton’un “Hepsinin En İyisi” olarak tanımladığı Waldorf=Astoria efsanesi üzerine oturtulacak. Bu Koleksiyon Waldorf=Astoria’nın kendisi ve artık Hilton tarafından işletilecek üç dünya kalitesinde lüks tatil beldesi ile start almakta: • Grand Wailea Resort Hotel & Spa Maui Adası, Hawaii• Arizona Biltmore Resort & Spa Phoenix, Arizona• La Quinta Resort & Club La Quinta, Kaliforniya Grand Wailea Resort Hotel & Spa:The Waldorf=Astoria KoleksiyonuÖdüllü ve tüm dünyada tanınmış bir yer olan Grand Wailea Resort Hotel&Spa (Maui, Hawai) 780 odaya sahiptir ve 100,000 fit kare sosyal alan üzerine kurulmuştur. Titiz bir peyzaj sonrasında oluşturulmuş 40 adet alanın üzerine konumlandırılmış Grand Wailea Resort Hotel&Spa (Maui, Hawai) Hawai ve Amerika’daki en güzel plajlardan biri olarak bilinen Wailea Plajına bakmaktadır. Ortalama 640 fit karelik lüks odaların her birinde özel bir balkon (hanai), İtalyan mermerleri ve çok geniş küvet, cam ile çevirili duş, yaşam alanı ve çalışma masası bulunmaktadır. Beldenin dahilinde yaratılmış olan Wailea Kanyonundaki dört adet havuzda su kaydırakları, hızlı su kaydırağı, Tarzan havuzu, dünyanın tek su asansörü, kum plajı, alt şelale, mağaralar , 3 Jakuzi, sauna ve çocuk havuzu faaliyetler için kullanılmaktadırlar. Ayrıca ünlü Hibiscus havuzu da mimari bir başarı olarak bilinmektedir. Beldedeki Grande Kaplıcası Birleşik Devletler'deki en iyi 10 Kaplıca arasında gösterilmiştir.Çok kapsamlı bir sanat koleksiyonu da Belde’yi güzelleştirmektedir; orijinal tablolar, heykeller, grafikler, duvar resimleri ve objelerin toplam sayısı 80in üzerindedir. Arizona Biltmore Resort & Spa:The Waldorf=Astoria Koleksiyonu“Çöl Mücevheri” olarak tüm dünyada isim yapmış olan “the Arizona Biltmore Resort&Spa” yaklaşık 180 dönümlük alan üzerine kurulmuştur ve Phoenix Dağ Bölgesinin tam altında huzurlu bir vaha olarak karşımıza çıkmaktadır. Zengin bahçeleri, pırıltılı yüzme havuzları ve Frank-Lloyd Wright etkisi altındaki mimarisi ile dikkat çekmektedir. Dünyadaki en ilgi çekici tatil beldelerinden biri olarak kabul edilen Arizona Biltmore 738 misafir odasına sahiptir. Bu odalardan 78 tanesi tek ve çift yataklı villalardır. 8 yüzme havuzu, yedi tenis kortu, 18 delikli golf alanı, tam servis Avrupa SPA hizmetleri, 22,000 fit kare dış mekan alanı, şelaleli jakuziler ve son teknoloji kullanan spor merkezi beldenin değerleri arasındadırlar. Hemen yanında kurulu Arizona Biltmore Country Club ‘da 18-delikli PGA golf sahaları bulunmaktadır: The Links and The Adobe.La Quinta Resort & Club:The Waldorf=Astoria KoleksiyonuDünyada bir şehre ismini veren tek otel olan efsanevi LA Quinta Resort&Club tüm parlak geçmişi boyunca sıcak ve içten atmosferini korumayı başarırken misafirlerine her zaman en iyi tatil beldesi hizmetlerini ve niteliklerini (beş alandan meydana gelen golf sahası, ülkedeki en iyi tenis kulüplerinden biri, tam hizmet spa ve spor merkezi, elit yemek ve alışveriş merkezleri) sunmuştur. La Quinta Resort & Club ülkenin en iyi golf sahalarından birine ev sahipliği yapmaktadır. Beldede 23 tenis kortu, 42 havuz, 52 jakuzi, 640ı İspanyol kasitası(kulübe) stilinde döşenmiş 800 oda ve 5 restoran bulunmaktadır. La Quinta Resort & Club’s lüks suitlerinde sınırlı kullanımı olan bir mutfak, tam fonksiyonlu iPod ve Bose Yükleme Merkezi ve ferah kullanım alanları bulunmaktadır

15 Ekim 2008 Çarşamba

Az elektrikle daha çok ısıtma

Az elektrikle daha çok ısıtma

Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Teknik Eğitim Fakültesinde, daha az elektrik tüketimiyle daha çok ısınma sağlayan yeni bir sistem geliştirildi.

AA- SDÜ Mühendislik Mimarlık Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Bilgisayar Donanımı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Proje Sorumlusu Yrd. Doç. Ahmet Küçükkömürler, Teknik Eğitim Fakültesine ait atölyede küçük kaynak makineleri üzerine çalışırken, yeni bir ısıtma sistemi geliştirdiklerini bildirdi.


Elektromanyetik indüksiyon prensibiyle çalışan cihazla 85 santigrat dereceye kadar ısı elde ettiklerini anlatan Küçükkömürler, cihazın çalışırken saatte yaklaşık 400 watt elektrik harcadığını kaydetti.


Ön yüzü mermer blok şeklindeki cihazın oda içinde farkedilmeyeceğini de vurgulayan Ahmet Küçükkömürler, 50X40 santimetre boyutlardaki cihazın, 20-25 metrekarelik bir odayı rahatlıkla ısıtabildiğini vurguladı.


Küçükkömürler, günümüzde kullanılan elektrik sobalarına göre çok daha az elektrik harcadığına işaret ettiği yeni sistemi şöyle anlattı:


`Cihazın üzerinde ayarlama düğmeleri de bulunuyor. Isıyı istediğiniz şekilde ayarlayabiliyorsunuz. Görünüş olarak gayet estetik. Zaten cihazı geliştirirken bu özelliğine de dikkat ettik. Mermer blok şeklinde geliştirilen cihaz rahatlıkla duvara monte edilebilir. Üretilen cihazın maliyeti de düşük. Prototipi 100 YTL`ye maloldu. İstenilirse proje daha büyük yapılabilir.`


Patent almak için, çalışmayı ABD`deki ısıtma, havalandırma, klima ve soğutma sistemlerinin araştırması ve diğer faaliyetlerine öncülük eden Isıtma, Soğutma, Havalandırma Mühendisleri Kuruluna(ASHRAE) sunduklarını bildiren Küçükkömürler, kurulun proje üzerinde çalışma yapmak istediği bilgisi aldıklarını da duyurdu.

USB-2.0 uyumlu cihazlarım işlev görmüyor

Posted

Çözüm : Harici USB 2.0 cihazların (Scanner, Printer vb..) Medion PC Titanium 8000’e (System 1100.x.) bağlantısında belirli koşullar altında uyumsuzluklar meydana gelebilir. Burada ana kartta kullanılan SIS Chip seti ile bazı USB 2.0 cihazlarda kullanılan Genesys Chip i arasındaki bir uyumsuzluk söz konusudur. Genesys Chip, USB 2.0 üzerinde veri aktarımının kumanda edilmesi için belirleyici olarak yetkilidir. Bizim tarafımızdan kullanılan ana kart MD50000 Ver. 1.0’da SIS Chip’in görevi üstlenilmiştir. Bu uyumsuzluk uygun sürücüler sayesinde Scanner ve Printer sunucular tarafından (Canon, HP, Epson vs..) giderilebilmektedir.

Güncelleştirilmiş sürücüler mevcut değil ise, bu durumda bilgisayarlarımızda Bios’da kullanılan USB-modunun USB 2.0’dan USB 1.1’e çevrilmesi olanağı geçerlidir. Böylece cihazınızın sorunsuz kullanımı ayarlanmış verimi ile mümkün olabilecektir.

8 Ekim 2008 Çarşamba

HASTALIKLARIN GERÇEK NEDENLERİ VE ÇÖZÜM YOLLARI



Hayatımızdaki her rahatsızlığın ortaya çıkması bir ihtiyaçtan doğar. Zihinsel nedeni çözüp ortadan kaldırmak için içimize yönelmeliyiz, çünkü cevap orada yatıyor. İrade gücümüzün işe yaramamasının sebebi burada yatmaktadır. İrade gücümüz sadece dışsal etkenlerle savaşır, içsel sorunlarımızda etkisiz eleman konumuna gelirler. Diyelimki sigara tiryakisisiniz, sigarayla savaşmak yerine neden bunu kullanmaya ihtiyaç duyduğunuzu bulun ve onu çözün. İhtiyaç ortadan kalkınca, bağımlılık da ortadan kalkacaktır.
Bedenimizde en çok rahatsızlığa sebep olan düşünce kalıpları ELEŞTİRME, KIZGINLIK, GÜCENME, AFFETMEME VE SUÇLULUK'tur. Çok eleştiren bir kişinin artrit (eklem romatizması) olması büyük olasılıktır. Kızgınlık duygusu kendisini ateşli ve iltihaplı bir rahatsızlıkla ortaya koyar. Uzun süren içerlemeler kendisini kanser rahatsızlığı olarak koyar. Aşağıda bazı hastalıkların olası nedenlerini ve iyileşmeniz için gerekli yeni düşünce modellerini göreceksiniz. Rahatsızlığınız karşısındaki yeni düşünce modelini sürekli olarak tekrarlamanız gerekmektedir ki eskisi kırılıp temizlensin yerini yenisine terk etsin.

SORUN - OLASI NEDEN - YENİ DÜŞÜNCE MODELİ

ACI
Suçluluk duygusu.
-Geçmişe sevgiyle bakıyorum. Onları da kendimi de özgür bırakıyorum Huzur içindeyim.
ADETLE İLGİLİ RAHATSIZLIKLAR
Kadınlığını reddetme. Suçluluk, korku. Üreme organlarının günahkar ya da kirli olduklarına inanma.
-Bir kadın olarak tüm gücümü kabul ediyorum.tüm bedensel süreçlerimi doğal kabul ediyorum. Kendimi seviyor ve onaylıyorum.
*Adet görememe
Kadın olmayı istememe ve kendinden hoşlanmama
-Kendimden hoşnutum, kadınlık bana sevinç veriyor. Ben her zaman mükemmel biçimde akan hayatın güzel bir ifadesiyim.
*Adet öncesi sendrom
Karışıklığın hakim olmasına izin verme. Gücünü dış etkilere teslim etme. Kadınlık süreçlerini reddetme.
-Şimdi zihnimin ve hayatımın sorumluluğunu kabul ediyorum. Ben güçlü ve dinamik bir
kadınım.Bedenimin her parçası kusursuz çalışıyor,kendimi seviyorum.
*Ağrılı Adet görme
Kendine kızma. Kendi bedeninden ya da kadınlıktan nefret etme
-Bedenimi seviyorum. Kendimi seviyorum. Tüm devrelerimi seviyorum.Herşey yolunda.
AKCİĞER RAHATSIZLIĞI
Depresyon.Keder.Hayatı içine almaktan korkma Doya doya yaşamayı kendine layık görmeme.
-Hayatın bütünlüğünü içime alma kapasitesine sahibim.Hayatı sevgiyle dopdolu yaşıyorum.
ALLERJİLER
Kime karşı allerjiniz var? Kendi gücünü inkar etme.
-Dünya güvenli.Emin ellerdeyim.Hayatla barış halindeyim.

6 Ekim 2008 Pazartesi

Los Angeles


Dünyada Los Angeles kadar filmlere konu olan, televizyonda gözüken ve magazinlere kapak olan başka bir şehir daha yoktur. Los Angeles Amerikan Rüyası'nın doğduğu yerdir. Eğer buna hazır değilseniz bu rüyayı biraz can sıkıcı ve biraz da korkutucu bulacağınızdan süpheniz olmasın.
Öte yandan starları görmek, onlara daha yakın olmak istiyorsanız
kesinlikle doğru yere geldiniz.





TARİHİ
Los Angeles'da ilk yerleşmenin M.Ö 5000-6000 yılları arasında burada yaşayan Hindistanlılar tarafından yapıldığı sanılmaktadır. Los Angeles'a gelen ilk Avrupalı kaşif Portekizli denizci Juan Rodriguez Cabrillo'dur. Cabrillo 1542 yılında buraya ayak basmıştır.
Ancak Los Angeles'a gerçek anlamda insan göçü 18. yüzyılda yaşanmıştır. 1769 yılında California'nın İspanyol yöneticisi Don Gaspar de Portola ve Junipero Serra, San Diego'nun kuzeyinden harekete geçtiler ve geçtikleri yerdeki insanları Hıristiyan olmaya zorladılar ve aynı zamanda geçtikleri yerler üzerinde yerleşmeler inşa etmeye başladılar. Bunlardan iki tanesi : Mission San Gabriel Archangel ( 1771 ) ve Mission San Fernando Rey de Espana yerleşmeleri bugünkü Los Angeles'in temellerini oluşturdular.

Bu iki yerleşmenin gelişmesiyle bugünkü Los Angeles meydana geldi.
Bir dip not olarak söyleyelim: Angel City ( Melekler Şehri )Los Angeles tarihinde birçok facia
( özellikle depremler ) görmüştür. Ne ki, özellikle Japon teknolojisi ve deneyimi ile hayatını kaybedenlerin sayısı her yeni depremde düşmektedir..:))


NE ZAMAN GİTMELİ?
Los Angeles'da çöl iklimi görülse de kuzeyindeki ve doğusundaki dağlar şehri aşırı sıcaklık değişimlerine karşı korumaktadır. Los Angeles'da Ağustos ve Eylül ayları yılın en sıcak zamanlarıdır. Ocak ve Şubat ise yılın en ılık ve en yağışlı geçen zamanlarıdır. Los Angeles'da sıcaklıklar ( genel olmamakla birlikte ) 21 derece ( 71 F ) civarındadır. Ancak yazın sıcaklıklar 32 dereceye ( 90 F ) çıkabilir ve de kışın 12 dereceye ( 55 F ) kadar düşebilir.

Los Angeles'ı ziyaret etmek için kesin bir zaman bir zaman söylenemez.
Kalabalık plajlardan ( ve tabii ki güzel kızlardan ) hoşlanıyorsanız Los Angeles'a yazın gitmenizi öneririz. Ancak daha sakin bir zamanda ve daha ucuz bir şekilde gitmek istiyorsanız en uygun zamanlar Nisan - Mayıs ve Eylül - Kasım ayları arasındaki zamanlardır.

Ünlülerin villaları yok fiyatına satışta


Son 7 ayda 760 bin kişinin işsiz kaldığı Amerika`da konut fiyatları da dibe vurdu. 350 bin dolara satılan bahçeli, garajlı ve 7 odalı müstakil bir ev bugün 66 bin dolara satılıyorABD RÜYASININ SONU ÇOK ACI

Ali Akel`in haberi


Bush yönetimi ekonomideki kötü gidişata dur demeye çalışırken açıklanan rakamlar, ABD`de ekonomik kirizin önlenmez bir şekilde derinleştiğini ortaya koyuyor. Ev fiyatlarının 500 bin dolardan 150 bin dolara düştüğü Amerika`da işini kaybedenlerin sayısı her geçen gün daha da artıyor.


İşsizlik sigortasından faydalanmak için başvuruda bulunan kişi sayısı 497 bine çıkarken Çalışma Bakanlığı`nın dün açıkladığa rapora göre, sadece Eylül ayında 159 bin kişi işini kaybetti. Son beş yılın en büyük işten çıkarma rakamı olarak kayıtlara geçen bu sayıyla birlikte son dokuz ayda işini kaybeden insan sayısı net olarak 760 bin oldu.


SON 5 YILIN EN BÜYÜK KIYIMI


Çalışma Bakanlığı`nın açıkladığı rakamlara göre ülke genelinde işverenler son beş yılın en büyük kesintisini yaparak 159 bin kişinin işine son verdi. Bu rakamla birlikte Amerika`da son 9 ay içinde işini kaybedenlerin sayısı 760 bini buldu. Eylül ayında en büyük işçi çıkarımı 51 bin ile imalat ve 35 bin ile inşaat sektöründe yaşandı. Ağustosta işini kaybedenlerin sayısı ise 73 bin olarak kayıtlara geçmişti.


EV FİYATLARINDA BÜYÜK DÜŞÜŞ


Mortgage krizi ile ABD ekonomisinde başlayan kriz konut sektörünü de vurdu. Hem alıcı hem de satıcıların büyük zarar gördüğü bu dönemde mortgage kredisini ödeyemedikleri için bankaların el koyduğu ev sayısının 10 milyona yaklaştığı ifade ediliyor. Yatırım bankalarının sunduğu esnek krediler sebebiyle normal bir ev değerinin 4-5 katına çıkarken, krizin patlamasıyla birlikte değerinin çok üstünde ev alanlar kredilerini ödeyemez duruma düşünce bankalar bu evlere el koydu. ABD`nin bir çok bölgesinde birkaç yıl önce 500 bin dolara alınan bir evin fiyatı 150 bin dolara kadar düşmüş durumda. Ancak fiyatların bu denli düşmesine rağmen süren kriz sebebiyle bankalar ellerindeki evleri açık artırma yöntemiyle satışa çıkartmak zorunda kalıyor. İki yıl önce 350 bin dolara Virginia`nın Woodbridge bölgesinde satın alınan bir townhouse (bahçeli, garajlı iki katlı ev) açık artırma yöntemiyle 66 bin dolara satıldı. 3-4 bin dolar peşinat ve aylık 400-500 dolar kredi ile yine 100-150 bin dolar civarında bir ev almak mümkün.


İşsizlik sigortasına başvuru sayısında da rekor rakamlara ulaşılmış durumda. Çalışma Bakanlığı`nın önceki gün yayınladığı rapora göre, ilk kez işsizlik sigortası talebinde bulunan kişilerin sayısı 497 bine yükseldi. Şu anda 3 milyon 600 bin kişi işsizlik sigortasından yararlanıyor.

2008-10-04 Rota Haber

29 Eylül 2008 Pazartesi

Dünya Borpower in peşinde

BORPOWER , ABD olmak üzere Bir çok ülkelerden Teklifler yağıyor...

Dünya devi şirketler, Türk şirketin uzun yıllar süren Ar-Ge ile ürettiği teknolojinin hammaddesini kullanarak ürünler geliştirme düşüncesindeydi ancak şirket yetkilileri, bu teklifleri reddetti. NNT Nanoteknoloji Bor Ürünleri A.Ş Genel Müdürü Mehmet Can Arvas, NNT’nin Türkiye’nin bor madenlerini en ileri nanoteknoloji kullanarak geliştirdiği uç ürünlerin benzerinin dünya genelinde yapılamadığını söyledi.
Tamamen yerli sermayeye ait şirketlerinin Ar-Ge personelinin uzun yıllar araştırmaları sonucu ortaya çıkardıkları ileri teknoloji ürünlerinin know-how’ının, ABD’nin motor yağlayıcı teknolojisindeki dev firmaları tarafından satın alınmak istendiğini ifade eden Arvas, bu talebi reddettiklerini dile getirdi.

Amerika’nın bu teknoloji üzerine çalıştığı şirketlerin ürünlerinin mikron teknolojisi seviyesinde olduğunu belirten Arvas, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu şirketler, henüz ileri teknoloji olan nanoteknolojiyi kullanamıyorlar. Bu konuda yaptıkları açıklamalarda 4 yıl sonra nano ölçekli üretime geçebileceklerini, bunun için 4-6 milyar dolar arasında yatırım yapmayı planladıklarını da resmi olarak açıkladılar. Biz bu teknolojiyi dünyada üretebilen tek firma olduğumuzdan şirketimizden boru nanoteknoloji ile işleyerek oluşturduğumuz Angstrom ve nano ölçek (MCDP) denilen hammaddeyi istediler. Bu bir anlamda Türkiye’de geliştirilen ileri bir teknolojinin üretim sırlarını açıklamak anlamına geliyordu. Bu hammaddeyi alarak geliştirecekleri ürünleri çeşitli sektörlerde kullanacaklar ve piyasaya sunacaklardı. ’Bu teknolojinin know-how’ını bize verin, biz üretelim, kendi markamızı üretelim’ dediler ancak şirketimiz bu teklifi kabul etmedi."

ABD’deki dev şirketlerin halen mikro ölçekte geliştirdikleri motor yağlayıcı teknolojisini NNT’nin hammaddeleriyle kısa sürede nano boyuta taşımayı hedeflendiğini ifade eden Arvas, "Fakat biz ürünümüzün hammaddesini vermedik. Çünkü bunu kendimiz kullanıyoruz. İç piyasaya ve yurt dışına ihraç ettiğimiz ürünlerin üretimi aşamasında bu hammaddeyi kullanıyoruz. Onlara cevabımız ise ’Bizden hammadde değil, ürün alabilirsiniz’ oldu" dedi.

-BAŞKA ÜLKELER DE İSTEDİ-

Arvas, dünyada motor yağlayıcı teknolojileri üzerine az sayıda şirketin çalıştığını belirterek, BORPOWER ürünlerinin üretim teknolojisine ilişkin bilgileri alma konusunda ABD’nin dev firmalarının yanı sıra Almanya ile pek çok Uzak Doğu ülkesinden de teklif geldiğini söyledi. Arvas, "NNT, bu teklifleri de reddetti. Biz, dünya bor rezervlerinin yüzde 70’ine sahip olan Türkiye’nin bor alanında dünya lideri olmasını istiyoruz. Bu nedenle bu tekliflere de kapalıyız. Bu gerçeğin altını çizmek istiyoruz" diye konuştu.

Arvas, BORPOWER ürünlerinin İngiltere’de ve Almanya’da satılmaya başladığını, geliştirdikleri teknolojinin dünya bilim adamları tarafından 21. asrın en önemli buluşu olarak seçildiğini ve bu nedenle Münih’te bulunan Dünya Teknoloji Müzesine konulduğunu aktardı.

-BORPOWER-

Arvas’ın verdiği bilgiye göre, BORPOWER teknolojisi araç motorlarında yüzde 20’ye kadar yakıt tasarrufu sağlıyor, araçların rektefiye ve yağ ömrünü 2 kat uzatıyor.Dünyada bir ilk olan BORPOWER teknolojisinin Türkiye’ye yakıt-yağ tasarrufunda yılda 6-8 milyar dolar kazandıracağı belirtiliyor. Türkiye’de yılda 500 bin ton sanayi yağının kullanıldığı düşünüldüğünde, BORPOWER teknolojisinin bu rakamı 250 bin ton seviyesine indireceği, böylece hem ekonomiye hem çevreye katkı yapacağı ifade ediliyor. NNT, bor ile ilgili 250 yeni proje yürütüyor.